aksetmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

aksetmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi aksetir) aksetmek -er

[1] (akustik) ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek
Aksetti uyanmış tepelerden sırasıyla. Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezindi. - Y. K. Beyatlı
[2] ışık veya şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak
Ve aynaya akseden alın kırışığında. Ölümü hatırlarız solgun mum ışığında. - H. F. Ozansoy
[3] evirmek, tersine çevirmek
[4] ulaşmak, yayılmak, duyulmak
Zaptiye ve hafiye vakalarına dair havadisler bize, âdeta, efsaneleşmiş olarak aksetmez miydi? - Y. K. Karaosmanoğlu

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Osmanlı Türkçesi[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] yansımak, vurmak