takmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]takmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi takar)
- Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek
- 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı,, Huzur, sayfa 201 , Dergâh Yayınları
- "Burada yatan adamın bilir misin Sümbül lakabı nereden gelir? Sarığına mevsiminde sümbül takarmış."
- 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı,, Huzur, sayfa 201 , Dergâh Yayınları
- Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek
- Geline pırlanta yüzük takmışlar.
- Ad, lakap koymak.
- 1996: Atilla Atalay Düşkovalayan, sayfa 12 , Öküz , 16. sayı,
- "Biz de, daima tren hareket ettikten sonra yapıştığı vagon kapısını açıp, içeriye sızmak için, kapının iki kanadı arasında yaptığı kıvrım büklüm tuhaf hareketler yüzünden O'na "solucan" ismini takmıştık."
- 1996: Atilla Atalay Düşkovalayan, sayfa 12 , Öküz , 16. sayı,
- Kuşanmak
- Kılıç takmak.
- Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek
- Arabaya hafiye kıyafetinde polis memurları da takıyorlar. - Y. Z. Ortaç
- Biriyle rahatsızlık verici amaçlarla uğraşmak
- 2020:Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 62 , İletişim Yayınları
- "Nedenini bilmiyorum; ama ona takmıştı."
- 2020:Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 62 , İletişim Yayınları
- Borç bırakmak
- 2014:Ayfer TUNÇ, 2014, Dünya Ağrısı, sayfa 82 , Can Sanat Yayınları
- "Kibar'ın dikkati olmasa giderken sabah akşam tost yiyip çay içtikleri ocağa da borç takmış olacaklardı."
- 2014:Ayfer TUNÇ, 2014, Dünya Ağrısı, sayfa 82 , Can Sanat Yayınları
- Önemsemek, önem vermek, tınmak
- Dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların Şalvarlı Nuriyesi'ni takar mıyım? - A. Ağaoğlu
- Sınavını başaramamak
- Bütün derslerden takarak sınıfta kaldı.
Deyimler
[düzenle]ağzına kilit takmak, kancayı takmak, kılıç takmak, makaraya takmak
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "takmak" maddesi