konuşmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

konuşmak -ur

[1] (ses bilgisi) bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak
[2] belli bir konudan söz etmek
[3] bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek
[4] nutuk çekmek, konuşma yapmak
[5] konuşma dili olarak kullanmak
[6] düşüncesini herhangi bir vasıtayla anlatmak
[7] ilişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek
[8] flört etmek
[9] dargın bulunmamak
[10] oyuncak, hayvan v.s. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak
[11] gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek
[12] becermek, mütehassıs gibi yapabilmek
[13] geçerli olmak, etkin olmak
[14] şık ve zarif görünmek

Söyleniş[düzenle]

IPA: /konuʃˈmac/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ko·nuş·mak

Eş anlamlılar[düzenle]

  1. danışmak

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[1–14] konuşmamak

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[1] Çocuk daha konuşamıyor.
[2] Mehmet, yedi yaşındayken anasıyla konuştuklarından fazla bir şey konuşmazdı. - H. E. Adıvar
[3]İşten sonra Nuruosmaniye'deki İkbal kahvesinde arkadaşlarla şiir ve edebiyat konuşuyoruz. - F. R. Atay
[5] Alman olmasına rağmen Türkçeyi çok iyi konuşuyor.
[6] Dilsizler el işaretleriyle konuşur.
[7] Üst kattakilerle konuşuyoruz.
[12] Fokstrotta uzun boylu konuşamam. - M. Yesari
[13] Kanunun yerine yumruklar konuştu.
[14] Gömleğin konuşuyor.

Deyimler[düzenle]

açık konuşmak
bülbül gibi konuşmak
dereden tepeden konuşmak
elini vicdanına koyarak konuşmak
makineli tüfek gibi konuşmak
mevsimli, mevsimsiz konuşmak
saçma sapan konuşmak

İlgili sözcükler[düzenle]

[4] retorik

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[1] konuşabilmek, konuşturmak, konuşulmak

Köken[düzenle]

Eski Türkçe: (konuşma + -k )

Kaynakça[düzenle]