İçeriğe atla

kel

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi گل‎ (kel), Farsça گل‎ (kel)

Söyleniş

[düzenle]

kel (belirtme hâli keli, çoğulu keller)

  1. saçsız olan kimse
  2. saçsız olan yer
     Kelime dokunma!

Çekimleme

[düzenle]

Üst kavramlar

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
saçsız olan

Ön ad

[düzenle]

kel

  1. çıplak, yaprakları dökülmüş
    Yükselip alçalıyor, kel tepelerin etrafını dönüyordu. - S. F. Abasıyanık
  2. gelişmemiş, cılız
    Kel bir ağaç.
  3. içinde az eşya bulunan
  4. saçsız olan
    Simitçi kumraldı, saçları dökülmüştü, evet basbayağı keldi adam. - A. Ümit

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
saçsız olan

Kaynakça

[düzenle]

Zazaca

[düzenle]

kel e

  1. teke
  2. kel, saçı dökülmüş