kel
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi گل (kel), Farsça گل (kel)
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]kel (belirtme hâli keli, çoğulu keller)
Çekimleme
[düzenle]Üst kavramlar
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]- (saçsız olan yer): takke düştü kel göründü
Çeviriler
[düzenle]Ön ad
[düzenle]kel
- çıplak, yaprakları dökülmüş
- Yükselip alçalıyor, kel tepelerin etrafını dönüyordu. - S. F. Abasıyanık
- gelişmemiş, cılız
- Kel bir ağaç.
- içinde az eşya bulunan
- saçsız olan
- Simitçi kumraldı, saçları dökülmüştü, evet basbayağı keldi adam. - A. Ümit
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Sözcük birliktelikleri
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Zazaca
[düzenle]Ad
[düzenle]kel e
- teke
- kel, saçı dökülmüş