çıplak
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Çıplak |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]çıplak (karşılaştırma daha çıplak, üstünlük en çıplak)




- (giyim) Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan; ari, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak, cılcıbık, şallak, yalıncak.
- 'Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı. - E. E. Talu
- (saç) Saçsız baş.
- Üzerinde yaprak olmayan.
- Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı. - H. E. Adıvar
- İçinde gerekli eşya bulunmayan.
- 1935: Sait Faik Abasıyanık, 1935 Meserret Oteli, Varlık, 45
- "Kadın, küçük salonu gözden geçirmekteydi. İsviçre' de, bir aile pansiyonunun şirin köşkünde, iki kış geçirmişti. Basit, kullanılmaya elverişli, çıplak denilecek kadar boş, fakat her şeyi tamam bir salondu."
- 1935: Sait Faik Abasıyanık, 1935 Meserret Oteli, Varlık, 45
- (mecaz) Yoksul kişi.
- Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal'in nesi vardı evlenilecek? - N. Cumalı
- Yalın, süssüz olan; daylak.
- 1990: Asım GÖNEN, 1990, Acının Volkanı, sayfa 29 , Yazıt Yayınları
- "en çıplak sözlerle gel bugün bana sevdiğim."
- 1990: Asım GÖNEN, 1990, Acının Volkanı, sayfa 29 , Yazıt Yayınları
- Apaçık ortada olan.
- "Hepimiz, Erzilya gibi, güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeye, gizlemeye çalışıyoruz." - Peyami Safa
Ad
[düzenle]çıplak (belirtme hâli çıplağı, çoğulu çıplaklar)
- (resim) [Soyunmuş durumda olan vücudun resmi; nü.
Çekimleme
[düzenle]çıplak adının çekimi
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]baldırı çıplak, çıplak alev, çıplak at, çıplak gözle, çıplak maaş, çıplak maden, çıplak model, çıplak mülkiyet, çıplak resim, çıplak tohumlular, çıplak ücret, çıplaklar kampı,
Çeviriler
[düzenle]ad
Çeviriler
[düzenle]cinsellik
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "çıplak" maddesi
Atasözleri
[düzenle]Gagavuzca
[düzenle]Ön ad
[düzenle]çıplak
- çıplak
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki