cılız

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: ışık

Türkçe[düzenle]

Belirteç[düzenle]

cılız

  1. güçsüz bir biçimde
    Üçüncü kez aynı cümleyi söylüyordu ama şimdi çok daha cılız çıkmıştı sesi. - E. Şafak

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

cılız

  1. çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif
    Hanın sahibi cılız bir adamdı. - S. F. Abasıyanık
  2. güçsüz, sönük
    Ambarda, tavana tutturulmuş cılız ışıklar, arada sönecekmiş gibi pırpırlanıyordu. - B. Günel
  3. incelean
    Bir zamanlar asma köprünün bulunduğu yerde şimdi cılız bir halat vardı. - A. Kulin
  4. basit, değersiz, önemsiz
    Mimaride cılız eserler vücuda geliyordu. - B. Felek

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Azerice[düzenle]

Ön ad[düzenle]

cılız

  1. cılız