İçeriğe atla

kurcalamak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: kur‧ca‧la‧mak

Eylem

[düzenle]

kurcalamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kurcalar)

  1. Nasıl bir şey olduğunu anlamak için her yerine bakmak; karıştırmak.
  2. Sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak.
    • Kilidi kurcalamışlar.
  3. Karıştırıp azdırmak, tahriş etmek.
  4. (mecaz) Meşgul ve rahatsız etmek.
    • "Bu sorunun cevabı zihnimi bir hayli kurcalayıp durmuştur." - Haldun Taner
  5. (mecaz) Bir konuyu araştırmak, üstünde durmak, eşelemek.
    • Radyoyu açtım, istediği şarkıyı bulsun diye kurcalayacağı düğmeyi gösterdim.
      — 2019, Batuhan AŞIKTOPRAK, Kurdun Postu, Varlık Yayınları, s. 57

Çekimleme

[düzenle]
kurcalamak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit kurcaladım kurcaladın kurcaladı kurcaladık kurcaladınız kurcaladılar
hikâye kurcaladıydım kurcaladıydın kurcaladıydı kurcaladıydık kurcaladıydınız kurcaladıydılar
rivayet — — — — — —
şart kurcaladıysam kurcaladıysan kurcaladıysa kurcaladıysak kurcaladıysanız kurcaladıysalar
kurcaladılarsa
belirsiz geçmiş basit kurcalamışım kurcalamışsın kurcalamış kurcalamışız kurcalamışsınız kurcalamışlar
hikâye kurcalamıştım kurcalamıştın kurcalamıştı kurcalamıştık kurcalamıştınız kurcalamıştılar
rivayet kurcalamışmışım kurcalamışmışsın kurcalamışmış kurcalamışmışız kurcalamışmışsınız kurcalamışmışlar
şart kurcalamışsam kurcalamışsan kurcalamışsa kurcalamışsak kurcalamışsanız kurcalamışsalar
kurcalamışlarsa
geniş basit kurcalarım kurcalarsın kurcalar kurcalarız kurcalarsınız kurcalarlar
hikâye kurcalardım kurcalardın kurcalardı kurcalardık kurcalardınız kurcalardılar
rivayet kurcalarmışım kurcalarmışsın kurcalarmış kurcalarmışız kurcalarmışsınız kurcalarmışlar
şart kurcalarsam kurcalarsan kurcalarsa kurcalarsak kurcalarsanız kurcalarsalar
kurcalarlarsa
şimdiki basit kurcalıyorum kurcalıyorsun kurcalıyor kurcalıyoruz kurcalıyorsunuz kurcalıyorlar
hikâye kurcalıyordum kurcalıyordun kurcalıyordu kurcalıyorduk kurcalıyordunuz kurcalıyordular
rivayet kurcalıyormuşum kurcalıyormuşsun kurcalıyormuş kurcalıyormuşuz kurcalıyormuşsunuz kurcalıyormuşlar
şart kurcalıyorsam kurcalıyorsan kurcalıyorsa kurcalıyorsak kurcalıyorsanız kurcalıyorsalar
kurcalıyorlarsa
gelecek basit kurcalayacağım kurcalayacaksın kurcalayacak kurcalayacağız kurcalayacaksınız kurcalayacaklar
hikâye kurcalayacaktım kurcalayacaktın kurcalayacaktı kurcalayacaktık kurcalayacaktınız kurcalayacaktılar
rivayet kurcalayacakmışım kurcalayacakmışsın kurcalayacakmış kurcalayacakmışız kurcalayacakmışsınız kurcalayacakmışlar
şart kurcalayacaksam kurcalayacaksan kurcalayacaksa kurcalayacaksak kurcalayacaksanız kurcalayacaksalar
kurcalayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit kurcalayayım kurcalayasın kurcalaya kurcalayalım kurcalayasınız kurcalayalar
hikâye kurcalayaydım kurcalayaydın kurcalayaydı kurcalayaydık kurcalayaydınız kurcalayaydılar
rivayet kurcalayaymışım kurcalayaymışsın kurcalayaymış kurcalayaymışız kurcalayaymışsınız kurcalayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit kurcalasam kurcalasan kurcalasa kurcalasak kurcalasanız kurcalasalar
hikâye kurcalasaydım kurcalasaydın kurcalasaydı kurcalasaydık kurcalasaydınız kurcalasaydılar
rivayet kurcalasaymışım kurcalasaymışsın kurcalasaymış kurcalasaymışız kurcalasaymışsınız kurcalasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit kurcalamalıyım kurcalamalısın kurcalamalı kurcalamalıyız kurcalamalısınız kurcalamalılar
hikâye kurcalamalıydım kurcalamalıydın kurcalamalıydı kurcalamalıydık kurcalamalıydınız kurcalamalıydılar
rivayet kurcalamalıymışım kurcalamalıymışsın kurcalamalıymış kurcalamalıymışız kurcalamalıymışsınız kurcalamalıymışlar
şart kurcalamalıysam kurcalamalıysan kurcalamalıysa kurcalamalıysak kurcalamalıysanız kurcalamalıysalar
kurcalamalılarsa
emir basit — kurcala kurcalasın — kurcalayın
kurcalayınız
kurcalasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit kurcalamadım kurcalamadın kurcalamadı kurcalamadık kurcalamadınız kurcalamadılar
hikâye kurcalamadıydım kurcalamadıydın kurcalamadıydı kurcalamadıydık kurcalamadıydınız kurcalamadıydılar
rivayet — — — — — —
şart kurcalamadıysam kurcalamadıysan kurcalamadıysa kurcalamadıysak kurcalamadıysanız kurcalamadıysalar
kurcalamadılarsa
belirsiz geçmiş basit kurcalamamışım kurcalamamışsın kurcalamamış kurcalamamışız kurcalamamışsınız kurcalamamışlar
hikâye kurcalamamıştım kurcalamamıştın kurcalamamıştı kurcalamamıştık kurcalamamıştınız kurcalamamıştılar
rivayet kurcalamamışmışım kurcalamamışmışsın kurcalamamışmış kurcalamamışmışız kurcalamamışmışsınız kurcalamamışmışlar
şart kurcalamamışsam kurcalamamışsan kurcalamamışsa kurcalamamışsak kurcalamamışsanız kurcalamamışsalar
kurcalamamışlarsa
geniş basit kurcalamam kurcalamazsın kurcalamaz kurcalamayız kurcalamazsınız kurcalamazlar
hikâye kurcalamazdım kurcalamazdın kurcalamazdı kurcalamazdık kurcalamazdınız kurcalamazdılar
rivayet kurcalamazmışım kurcalamazmışsın kurcalamazmış kurcalamazmışız kurcalamazmışsınız kurcalamazmışlar
şart kurcalamazsam kurcalamazsan kurcalamazsa kurcalamazsak kurcalamazsanız kurcalamazsalar
kurcalamazlarsa
şimdiki basit kurcalamıyorum kurcalamıyorsun kurcalamıyor kurcalamıyoruz kurcalamıyorsunuz kurcalamıyorlar
hikâye kurcalamıyordum kurcalamıyordun kurcalamıyordu kurcalamıyorduk kurcalamıyordunuz kurcalamıyordular
rivayet kurcalamıyormuşum kurcalamıyormuşsun kurcalamıyormuş kurcalamıyormuşuz kurcalamıyormuşsunuz kurcalamıyormuşlar
şart kurcalamıyorsam kurcalamıyorsan kurcalamıyorsa kurcalamıyorsak kurcalamıyorsanız kurcalamıyorsalar
kurcalamıyorlarsa
gelecek basit kurcalamayacağım kurcalamayacaksın kurcalamayacak kurcalamayacağız kurcalamayacaksınız kurcalamayacaklar
hikâye kurcalamayacaktım kurcalamayacaktın kurcalamayacaktı kurcalamayacaktık kurcalamayacaktınız kurcalamayacaktılar
rivayet kurcalamayacakmışım kurcalamayacakmışsın kurcalamayacakmış kurcalamayacakmışız kurcalamayacakmışsınız kurcalamayacakmışlar
şart kurcalamayacaksam kurcalamayacaksan kurcalamayacaksa kurcalamayacaksak kurcalamayacaksanız kurcalamayacaksalar
kurcalamayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit kurcalamayayım kurcalamayasın kurcalamaya kurcalamayalım kurcalamayasınız kurcalamayalar
hikâye kurcalamayaydım kurcalamayaydın kurcalamayaydı kurcalamayaydık kurcalamayaydınız kurcalamayaydılar
rivayet kurcalamayaymışım kurcalamayaymışsın kurcalamayaymış kurcalamayaymışız kurcalamayaymışsınız kurcalamayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit kurcalamasam kurcalamasan kurcalamasa kurcalamasak kurcalamasanız kurcalamasalar
hikâye kurcalamasaydım kurcalamasaydın kurcalamasaydı kurcalamasaydık kurcalamasaydınız kurcalamasaydılar
rivayet kurcalamasaymışım kurcalamasaymışsın kurcalamasaymış kurcalamasaymışız kurcalamasaymışsınız kurcalamasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit kurcalamamalıyım kurcalamamalısın kurcalamamalı kurcalamamalıyız kurcalamamalısınız kurcalamamalılar
hikâye kurcalamamalıydım kurcalamamalıydın kurcalamamalıydı kurcalamamalıydık kurcalamamalıydınız kurcalamamalıydılar
rivayet kurcalamamalıymışım kurcalamamalıymışsın kurcalamamalıymış kurcalamamalıymışız kurcalamamalıymışsınız kurcalamamalıymışlar
şart kurcalamamalıysam kurcalamamalıysan kurcalamamalıysa kurcalamamalıysak kurcalamamalıysanız kurcalamamalıysalar
kurcalamamalılarsa
emir basit — kurcalama kurcalamasın — kurcalamayın
kurcalamayınız
kurcalamasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Atasözleri

[düzenle]
  1. kurcalama sivilceyi, çıban edersin.

Deyimler

[düzenle]
geçmişini kurcalamak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]