boğaz
| Ayrıca bakınız: bogaz |
Türkçe
[düzenle]Heceleme: bo‧ğaz
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]boğaz (belirtme hâli boğazı, çoğulu boğazlar)




- (anatomi) Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar; imik, kursak, ümük.
- Ses, ciğerlerde biriken havanın boğaza çarpması demektir. - Ö. Seyfettin
- Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm.
- Şişenin boğazı. Testinin boğazı.
- (coğrafya) İki dağ arasında dar geçit: derbent
- Bu saatlerde, Dumlu'dan kopmuş bir çığ uğultusunun Ege düzünü kapladığı bu mutlu saatlerde, kasabamızı kundaklıyanlar artık çoktan Manisa üstünden Menemen Boğazı'nı tutmuşlardı.— Fahri ERDİNÇ, 2006, Acı Lokma, s. 56, Yordam Kitap
- (coğrafya) Dar ve derin akarsu vadisi.
- Sınırdan batıya doğru 150-200 metre yüksekliğinde 18 Km. uzunluğunda bir boğazı aşarak Çömlekçi köyünün üç Km. kuzey-doğusunda Kayacık deresiyle birleşir.— Ekmel İZDEM, 1944, Dünkü - Bugünkü Akhisar, sayfalar 38-39, Ülkü Basımevi
- (coğrafya) İki kara arasındaki dar deniz; kısık.
- Yedirip içirme yükümü:
- İşçilerin boğazı bizden olacak.
- (mecaz) Yiyeceği içeceği sağlanan kimse.
- "Hayat zor anne, kaç boğazız evde, ağabeyim hangi birimize yetişsin." - Ayşe Kulin
- (mecaz, yemek içmek) Yeme içme
- Boğazına düşkün.
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]boğaz açmak, boğaz boğaza gelmek, boğaz durmaz, boğazı açılmak, boğazı düğümlenmek, boğazı inmek, boğazı işlemek, boğazı kurumak, boğazına bir yumruk tıkanmak, boğazına bir yumruk gelip oturmak, boğazına dikkat etmek, boğazına dizilmek, boğazına durmak, boğazına indirmek, boğazına kadar, boğazına sarılmak, boğazında düğümlenmek, boğazında kalmak, boğazından artırmak, boğazından geçmemek, boğazından kesmek, boğazını doyurmak, boğazını sevmek, boğazını sıkmak, boğazını yırtmak, boğaz içinde kavga var, boğaz ola, boğaz olmak
Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]boğaz derdi, boğaz kavgası, boğazkesen, boğaz meselesi, boğaz tokluğuna, boğazına düşkün, boşboğaz, darboğaz, dar boğaz, kör boğaz, pisboğaz, sıkboğaz, dümen boğazı
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "boğaz" maddesi
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]boğaz
Tatarca
[düzenle]Ad
[düzenle]boğaz
- (anatomi) boğaz
Türkmence
[düzenle]Ad
[düzenle]boğaz
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede anatomi
- Türkçede coğrafya
- Türkçe kitaptan tanıklıklar
- Türkçede yemek içmek
- Azerice sözcükler
- Azerice adlar
- Azericede anatomi
- Tatarca sözcükler
- Tatarca adlar
- Tatarcada anatomi
- Türkmence sözcükler
- Türkmence adlar
- Türkmencede anatomi