balon
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]balon (belirtme hâli balonu, çoğulu balonlar)




- (hava taşıtı) Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç.
- "Kendi icadı olan sıcak havayla doldurulmuş balonuyla Çorlu taraflarına inmiş ve bir sonraki yıl iki uçuş daha..." - Süleyman Faruk Göncüoğlu
- (oyuncak) Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılan çocuk oyuncağı.
- "Hatırlattı bana, bir bayram sabahı / Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp ağlayışımı" - Orhan Veli Kanık
- (kaplar) Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap.
- Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak.
- (denizcilik) Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
- (mecaz) palavra.
- Anlattıklarının çoğunun ‘balon’ olduğunu seziyorsun, ama güzel anlatıyor Nuri, dinletiyor, inandırıyor.— 1983, Erdal Öz, Yaralısın, 10. baskı, Can Sanat Yayınları, s. 83
- (argo) prezervatif.
- Baktın durum kötü, baktın aynasızlar pat düşmüşler, tutmuşlar kapıları, baktın sıkıştın, hiç renk vermeyeceksin, balonu zulandan çıkarıp ağzına atacaksın, doğruca cup mideye, dolma yutar gibi.— 1983, Erdal Öz, Yaralısın, 10. baskı, Can Sanat Yayınları, s. 5
Çekimleme
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]balon uçurmak, balon yapmak, balon balığı, balon barajı, balon gemisi, balon lastik, baraj balonu