sayfa
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]sayfa (belirtme hâli sayfayı, çoğulu sayfalar)


- (kâğıt) Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri; sahife
- Parmaklarını sayfaların arasına sokup casusun kendisine verdiği parayı aradı ve buldu. - İ. O. Anar
- (basın-yyaın) Gazete, dergi vb. yayınlarda özel bir alan için ayrılmış bölüm.
- Sanat sayfasını çok beğendiğinden o mecmuayı alırdı.
- (mecaz, zaman) Olayların zaman içinde yer alan evrelerinden her biri.
- 1997: Nihat GENÇ, 1997 Zirve Sendromu, sayfa 9 , Öküz , 32. sayı,
- "Mehdi gelmedi diye, kalbi mi kırıldı hristiyanların? Hayır, şehvetle iktidar isteyen yüzlerce mehdi geldi geçti tarihin sayfalarından!"
- 1997: Nihat GENÇ, 1997 Zirve Sendromu, sayfa 9 , Öküz , 32. sayı,
Çekimleme
[düzenle]sayfa adının çekimi
Deyimler
[düzenle]Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "sayfa" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]Vikipedi'de sayfa