sayfa
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]sayfa (belirtme hâli sayfayı, çoğulu sayfalar)


- (kâğıt) Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri; sahife
- Parmaklarını sayfaların arasına sokup casusun kendisine verdiği parayı aradı ve buldu. - İ. O. Anar
- (basın-yyaın) Gazete, dergi vb. yayınlarda özel bir alan için ayrılmış bölüm.
- Sanat sayfasını çok beğendiğinden o mecmuayı alırdı.
- (mecaz, zaman) Olayların zaman içinde yer alan evrelerinden her biri.
- Mehdi gelmedi diye, kalbi mi kırıldı hristiyanların? Hayır, şehvetle iktidar isteyen yüzlerce mehdi geldi geçti tarihin sayfalarından!— 1997, Nihat GENÇ, “Zirve Sendromu”, Öküz, 32. sayı, s. 9
- (bilişim) Gerçek bellekle yardımcı bellek arasında bir birim olarak aktarılan ve bir sanal adresi olan değişmez uzunluklu öbek.
- (internet jargonu) Bir sitenin; bünyesindeki veriyi okuyucuya sunduğu, adres çubuğunda özel bir değeri bulunan kısmı.
- İstemsizce eli telefona gitti, sosyal medyada Yadigâr'ın fotoğrafıyla açılan sayfada ara sıra paylaşımlar yapılmıştı.— 2026, Zeynep Sati YALÇIN, “Tebessüm ile Kahkaha”, Türk Dili, 890. sayı, s. 55
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Kolektif, (2006). Bilişim Terimleri Sözlüğü, Türk Standartları Enstitüsü ISBN 975-19-3836-8
Ek okumalar
[düzenle]Vikipedi'de sayfa