bakıcı
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]bakıcı (belirtme hâli bakıcıyı, çoğulu bakıcılar)
- (meslekler) Bakma işiyle görevlendirilen kimse.
- Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse.
- 2025: Üzeyir KARAHASANOĞLU, 2025 Ölemeyen, Kitap-lık, 238s. 102
- "Meramımı zorlukla söylüyorum bakıcıya, "Su" diyorum en çok, söylemesi en kolayı o ama atıyor."
- 2025: Üzeyir KARAHASANOĞLU, 2025 Ölemeyen, Kitap-lık, 238s. 102
- Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
- Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse.
- "Anlaşılıyor, alıcı değil, bakıcısın. Alıcı suratı yok sende pek." - Haldun Taner
- falcı
- "Ondan sonra bakıcı hoca remil atsa nerede olduğumu bulamaz." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Çekimleme
[düzenle]bakıcı adının çekimi
Ön ad
[düzenle]bakıcı (karşılaştırma daha bakıcı, üstünlük en bakıcı)
- Bakma işini yapan.
- "Ustanın anası yatalak oldu, yanına başka bir bakıcı kocakarı tuttum." - Aka Gündüz
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "bakıcı" maddesi