İçeriğe atla

baca

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Farsça

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: ba‧ca

baca (belirtme hâli baca, çoğulu bacalar)

Baca (1)
  1. (mimarlık) Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol.
    • Bazı bacalardan cılız, bazılarından zift karası dumanlar yükseliyor.
      — Semih ÖZTÜRK, 2018, Önce Dağlar Kar Tutacak, s. 25, Varlık Yayınları
  2. (mimarlık) Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.
  3. (halk ağzı, mimarlık) çatı penceresi

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

bacası tütmek, bacası tütmez olmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

bacabaşı, baca deliği, baca dolgusu, baca fırıldağı, baca kaşı, baca kulağı, baca külahı, baca kürsüsü, baca şapkası, baca tomruğu, kör baca, arnavutbacası, ışık bacası, peribacası

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]


Azerice

[düzenle]

baca

  1. (mimarlık) baca

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Farsça bâce

baca

  1. (mimarlık) baca

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Sarduca

[düzenle]

baca

  1. (boynuzlugiller) inek

Kaynakça

[düzenle]
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.