aldanmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]aldanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi aldanır)
- Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak.
- Sanayileşmiş bir ülkede doğacak hayat şekillerine, orada egemen olan ekonomik düzenin yaratacağı ideolojinin yön vereceğini görmeyerek, bunların, otomatik olarak kendi damgamızı taşıyan, ince bir zevkin ürünü hayat biçimleri olacağına inanmakla aldandı.— Berna MORAN, 1978-1979, “Bir Huzursuzluğun Romanı: Huzur”, Birikim, 46-47. sayı
- Bir hileye, bir yalana kanmak.
- Hayal kırıklığına uğramak.
- "Sen benim dediklerime kulak ver, aldanmazsın!" - Memduh Şevket Esendal
- avunmak.
- "Ben bu gözlerle mükedder, âciz / Sana baktıkça teselli bulurum, aldanırım" - Tevfik Fikret
- (meteoroloji, bitki bilimi) Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçeğin soğuk sebebiyle donması.
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "aldanmak" maddesi
Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]aldanmak
- aldanmak