İçeriğe atla

kuyu

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe kudug‎ (kudug) > kuy‎ (kuy)

Söyleniş

[düzenle]

kuyu (belirtme hâli kuyuyu, çoğulu kuyular), sahiplik şekli kuyu -su

Kuyu (1)
  1. (su) su tabakasına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir şeklinde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur
    •  Kahveci Salih eğilmiş, az evvel sarkıttığı gazozları kuyudan çıkarıyordu. — H. Taner
  2. toprağa kazılan derince çukur
  3. (madencilik) yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu.
    • Durmadan, kesik kesik çalan siren, çoluk, çocuk, kadınlar koşuşur kuyunun çıkışına. Daha sonra asansör çalışır, çıkanlar yakınlarına doğru giderler, koşarcasına.
      — 1996, Faruk EREM, Bir Ceza Avukatının Anıları, Çark Kitabevi Yayınları, s. 55
  4. (mecaz) içinden çıkılamayan hâl veya yer

Çekimleme

[düzenle]

Alt kavramlar

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
genelde silindir biçimde su depolanan alan

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Anagramlar

[düzenle]