kuyu

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: tandır

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe kudug > kuy

[düzenle]

kuyu (belirtme hâli kuyuyu, çoğulu kuyular) -su

  1. su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur, su kuyu
    Kahveci Salih eğilmiş, az evvel sarkıttığı gazozları kuyudan çıkarıyordu. - H. Taner
  2. toprağa kazılan derince çukur
    Kireç kuyusu.
  3. içinden çıkılamayan durum veya yer
  4. (madencilik) yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu

Atasözleri[düzenle]

[1] El için kuyu kazan, evvela kendi düşer

Deyimler[düzenle]

kuyu kebabı
kuyusunu kazmak

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "kuyu"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] kangı, hangısı

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

kuyu

[1] kuyu, çukur

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe qudugh

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kaynakça[düzenle]

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.