İçeriğe atla

abanmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe aba (Belki aba gibi örtünmek)

Eylem

[düzenle]

abanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi abanır)

  1. eğilerek bir şeyin, bir kişinin üzerine kapanmak
    • Biraz sonra Recep sigarasını söndürdü, Zeynep'in üstüne abandı, Zeynep bir sızı duydu, bacakları arasında, sonradan yorgun düştüler, uyumuşlardı.
      — 1996, Faruk EREM, Bir Ceza Avukatının Anıları, Çark Kitabevi Yayınları, sayfalar 69-70
  2. yere veya kişiye yaslanmak, dayanmak
    • Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı. - R. H. Karay
  3. (argo) birine yük olarak onun sırtından geçinmeye bakmak
  4. bir şeyin veya bir kişinin üzerine çöküp çullanmak
    • İki herif zavallıya abanıyorlar. - A. Rasim
  5. (spor) boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak
  6. (spor) futbolda topa olanca gücüyle vurmak
  7. (argo) üstelemek, ısrarlı davranmak

Çekimleme

[düzenle]
abanmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit abandım abandın abandı abandık abandınız abandılar
hikâye abandıydım abandıydın abandıydı abandıydık abandıydınız abandıydılar
rivayet — — — — — —
şart abandıysam abandıysan abandıysa abandıysak abandıysanız abandıysalar
abandılarsa
belirsiz geçmiş basit abanmışım abanmışsın abanmış abanmışız abanmışsınız abanmışlar
hikâye abanmıştım abanmıştın abanmıştı abanmıştık abanmıştınız abanmıştılar
rivayet abanmışmışım abanmışmışsın abanmışmış abanmışmışız abanmışmışsınız abanmışmışlar
şart abanmışsam abanmışsan abanmışsa abanmışsak abanmışsanız abanmışsalar
abanmışlarsa
geniş basit abanırım abanırsın abanır abanırız abanırsınız abanırlar
hikâye abanırdım abanırdın abanırdı abanırdık abanırdınız abanırdılar
rivayet abanırmışım abanırmışsın abanırmış abanırmışız abanırmışsınız abanırmışlar
şart abanırsam abanırsan abanırsa abanırsak abanırsanız abanırsalar
abanırlarsa
şimdiki basit abanıyorum abanıyorsun abanıyor abanıyoruz abanıyorsunuz abanıyorlar
hikâye abanıyordum abanıyordun abanıyordu abanıyorduk abanıyordunuz abanıyordular
rivayet abanıyormuşum abanıyormuşsun abanıyormuş abanıyormuşuz abanıyormuşsunuz abanıyormuşlar
şart abanıyorsam abanıyorsan abanıyorsa abanıyorsak abanıyorsanız abanıyorsalar
abanıyorlarsa
gelecek basit abanacağım abanacaksın abanacak abanacağız abanacaksınız abanacaklar
hikâye abanacaktım abanacaktın abanacaktı abanacaktık abanacaktınız abanacaktılar
rivayet abanacakmışım abanacakmışsın abanacakmış abanacakmışız abanacakmışsınız abanacakmışlar
şart abanacaksam abanacaksan abanacaksa abanacaksak abanacaksanız abanacaksalar
abanacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit abanayım abanasın abana abanalım abanasınız abanalar
hikâye abanaydım abanaydın abanaydı abanaydık abanaydınız abanaydılar
rivayet abanaymışım abanaymışsın abanaymış abanaymışız abanaymışsınız abanaymışlar
şart — — — — — —
şart basit abansam abansan abansa abansak abansanız abansalar
hikâye abansaydım abansaydın abansaydı abansaydık abansaydınız abansaydılar
rivayet abansaymışım abansaymışsın abansaymış abansaymışız abansaymışsınız abansaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit abanmalıyım abanmalısın abanmalı abanmalıyız abanmalısınız abanmalılar
hikâye abanmalıydım abanmalıydın abanmalıydı abanmalıydık abanmalıydınız abanmalıydılar
rivayet abanmalıymışım abanmalıymışsın abanmalıymış abanmalıymışız abanmalıymışsınız abanmalıymışlar
şart abanmalıysam abanmalıysan abanmalıysa abanmalıysak abanmalıysanız abanmalıysalar
abanmalılarsa
emir basit — aban abansın — abanın
abanınız
abansınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit abanmadım abanmadın abanmadı abanmadık abanmadınız abanmadılar
hikâye abanmadıydım abanmadıydın abanmadıydı abanmadıydık abanmadıydınız abanmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart abanmadıysam abanmadıysan abanmadıysa abanmadıysak abanmadıysanız abanmadıysalar
abanmadılarsa
belirsiz geçmiş basit abanmamışım abanmamışsın abanmamış abanmamışız abanmamışsınız abanmamışlar
hikâye abanmamıştım abanmamıştın abanmamıştı abanmamıştık abanmamıştınız abanmamıştılar
rivayet abanmamışmışım abanmamışmışsın abanmamışmış abanmamışmışız abanmamışmışsınız abanmamışmışlar
şart abanmamışsam abanmamışsan abanmamışsa abanmamışsak abanmamışsanız abanmamışsalar
abanmamışlarsa
geniş basit abanmam abanmazsın abanmaz abanmayız abanmazsınız abanmazlar
hikâye abanmazdım abanmazdın abanmazdı abanmazdık abanmazdınız abanmazdılar
rivayet abanmazmışım abanmazmışsın abanmazmış abanmazmışız abanmazmışsınız abanmazmışlar
şart abanmazsam abanmazsan abanmazsa abanmazsak abanmazsanız abanmazsalar
abanmazlarsa
şimdiki basit abanmıyorum abanmıyorsun abanmıyor abanmıyoruz abanmıyorsunuz abanmıyorlar
hikâye abanmıyordum abanmıyordun abanmıyordu abanmıyorduk abanmıyordunuz abanmıyordular
rivayet abanmıyormuşum abanmıyormuşsun abanmıyormuş abanmıyormuşuz abanmıyormuşsunuz abanmıyormuşlar
şart abanmıyorsam abanmıyorsan abanmıyorsa abanmıyorsak abanmıyorsanız abanmıyorsalar
abanmıyorlarsa
gelecek basit abanmayacağım abanmayacaksın abanmayacak abanmayacağız abanmayacaksınız abanmayacaklar
hikâye abanmayacaktım abanmayacaktın abanmayacaktı abanmayacaktık abanmayacaktınız abanmayacaktılar
rivayet abanmayacakmışım abanmayacakmışsın abanmayacakmış abanmayacakmışız abanmayacakmışsınız abanmayacakmışlar
şart abanmayacaksam abanmayacaksan abanmayacaksa abanmayacaksak abanmayacaksanız abanmayacaksalar
abanmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit abanmayayım abanmayasın abanmaya abanmayalım abanmayasınız abanmayalar
hikâye abanmayaydım abanmayaydın abanmayaydı abanmayaydık abanmayaydınız abanmayaydılar
rivayet abanmayaymışım abanmayaymışsın abanmayaymış abanmayaymışız abanmayaymışsınız abanmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit abanmasam abanmasan abanmasa abanmasak abanmasanız abanmasalar
hikâye abanmasaydım abanmasaydın abanmasaydı abanmasaydık abanmasaydınız abanmasaydılar
rivayet abanmasaymışım abanmasaymışsın abanmasaymış abanmasaymışız abanmasaymışsınız abanmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit abanmamalıyım abanmamalısın abanmamalı abanmamalıyız abanmamalısınız abanmamalılar
hikâye abanmamalıydım abanmamalıydın abanmamalıydı abanmamalıydık abanmamalıydınız abanmamalıydılar
rivayet abanmamalıymışım abanmamalıymışsın abanmamalıymış abanmamalıymışız abanmamalıymışsınız abanmamalıymışlar
şart abanmamalıysam abanmamalıysan abanmamalıysa abanmamalıysak abanmamalıysanız abanmamalıysalar
abanmamalılarsa
emir basit — abanma abanmasın — abanmayın
abanmayınız
abanmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Dış Bağlantılar

[düzenle]

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

abanmak

  1. abanmak, üzerine eğilmek