tartmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: daralmak

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

tartmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi tartar) -ar

[1] bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak
[2] bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak
[3] binek hayvanlarının dizginlerini çekmek
Süvari daima dizginleri tartıp kısrağı zapta muktedir olduğunu ihsas etmeli. - Ö. Seyfettin
[4] (mecaz) bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek
Acaba, bütün bu söylediklerinin altında bir takaza da var mı diye iyice tartıyorum, yok gibi. - A. Ağaoğlu
[5] dikkatle incelemek, değer biçmek
Başını ellerinin içine alarak evvela kendini bir tartmak istedi. - P. Safa

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

[1] tartmak
[2] cezbetmek
[3] çekmek
[4] uzatmak
[5] germek
[6] getirmek