sıcak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ön ad
[düzenle]sıcak (karşılaştırma daha sıcak, üstünlük en sıcak)



- Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı.
- Isısı yüksek olan, çok ısınmış.
- (mecaz) Dostça olan, sevgi dolu.
- Aniden ve kendiliğinden ortaya çıkmış olan (haber, gelişme vb.).
Deyimler
[düzenle]sıcak bakmak, sıcak basmak, sıcak bastırmak, sıcak olmak, sıcak yüz göstermek.
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]sıcak çekme, sıcak dalgası, sıcak haber, sıcak harp, sıcak içecek, sıcakkanlı, sıcak kuşak, sıcak para, sıcak renkler, sıcak savaş, sıcak sıcak, sıcak temas, sıcak yastık, sıcağı sıcağına, ara sıcak, eş sıcak, kanı sıcak, sarı sıcak, cehennem sıcağı
Çeviriler
[düzenle]Ön ad
[düzenle]sıcak (karşılaştırma daha sıcak, üstünlük en sıcak)
- (meteoroloji) Havadaki yüksek ısı.
- Sıcak yer.
- (halk ağzı) hamam.
- Aniden ve kendiliğinden ortaya çıkmış olan (haber, gelişme vb.).
Çeviriler
[düzenle]ön ad
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "sıcak" maddesi
Atasözleri
[düzenle]Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Ön ad
[düzenle]sıcak
- sıcak