İçeriğe atla

koyu

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: köyü

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (koyuġ, yoğun) sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe tanıksız veya yeniden kurulmuş [alfabe isteniyor] (*koy-, koymak, bırakmak) biçiminden Eski Türkçe +I(g) (+I(g)) ekiyle türetilmiş olabilir ancak bu kesin değildir.

Söyleniş

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

koyu (karşılaştırma daha koyu, üstünlük en koyu)

Koyu bir sıvı. (1)
Çiçeğin iç kısımları daha koyu renkte. (2)
Yazı, koyu harflerle yazılmış.
  1. Yoğunluğundan dolayı güç akan.
    • zıt anlamlısı: sulu
    • Koyu pekmez. Koyu süt.
  2. (renkler) Rengi açık olmayan, daha belirgin olan.
    • zıt anlamlısı: açık
    • Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu. - Hâlide Edib Adıvar
  3. (bilişim, yazı) Yazı karakterinin daha kalın olarak yazılmış biçimi.
  4. (mecaz) aşırı (bir davranış, fikir v.s.)
    • Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış. - Abdülhak Şinasi Hisar
  5. (mecaz) Derin, çok hararetli.

Çekimleme

[düzenle]


Köken 2

[düzenle]

koyu

  1. koy (ad) sözcüğünün çekimi:
    1. belirtme tekil
    2. üçüncü tekil şahıs iyelik tekil

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

koyu gri, koyu kahverengi, koyu kestane, koyu kır, koyu kırmızı, koyu koyu, koyu lacivert, koyu mavi, koyu pembe, koyu sarı, koyu turuncu, koyu yeşil

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe qoju

Ön ad

[düzenle]

koyu

  1. koyu