kapmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]kapmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kapar)
- Birdenbire yakalayarak, çekerek almak:
- Bir hamlede atıldım. Evvela tabibin elinden defteri kaparak fırlattım. - Halit Ziya Uşaklıgil
- Isırıp parçalamak
- koparmak
- Makine parmağını kapmış.
- İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek
- Bir müzik parçasını kapmak.
- Yer ayırmak, yer tutmak
- Bulaşmış olmak, geçmek
- Hastalık kapmak. Huy kapmak.
Deyimler
[düzenle]gönlünü kapmak, sel ağzından kütük kapmak, sel önünden kütük kapmak, şifayı kapmak
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kapmak" maddesi