İçeriğe atla

bellemek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

bellemek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi beller)

Adam, toprağı belliyor. (4)
  1. Akılda tutmak
    • Sözümü dinleyiniz, dediklerimi belleyiniz! - N. F. Kısakürek
  2. öğrenmek
    • Ben yüzme belleyemem mi? -O. Kemal
  3. sanmak
    • Yumuşak, sabırlı, şefkatli bir insan bellemişsin. - H. Taner
  4. bel denilen araçla toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde işlemek; aktarmak.
    • 2015: Emrah POLAT, 2015, Köpek Adamlar, sayfa 10 , İletişim Yayınları
      "İşi oldukça fazlaydı: İnekleri sağar, gübre istifler, bazen de bostanın toprağını bellerdi."
  5. (argo) sikmek

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Kırım Tatarca

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

bellemek

  1. sanmak
    Yuqlaydırsıñız belledim, albu ise ayınıq ekensiñiz. Şamil Aladin - Çauş Oğlu), Uyuyorsunuz sandım, halbuki uyanıkmışsınız.

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

bellemek

  1. kaydetmek
  2. belirlemek