İçeriğe atla

tava

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: ťava

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]
  • Farsça تابه‎ (tāba, “kızartma demiri, tava, tepsi”) veya تاوه‎ (tāva) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen tābag sözcüğünden evrilmiştir.

Söyleniş

[düzenle]

tava (belirtme hâli tavayı, çoğulu tavalar)

Tava (1)
Tavuk tava (2)
Maden tavası (3)
Dere tavası (5)
  1. (mutfak eşyaları, kaplar) Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap
  2. (yiyecekler, yiyecekler) bu kapta pişmiş yemek.
    • Ciğer tavası
  3. (madencilik) Maden eritilen saplı pota.
    • "Kurşun tavası."
  4. (deniz taşıtları) Kireç karıştırılan tekne.
  5. (hidroloji) Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm.
  6. (denizcilik) Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık.
    • Ötede tavasına kadar sökülmüş büyük leşin başında duran vidanjör uzattı­ğı hortumuyla son pis suları çekip alıyordu.
      — 2010, Ahmet BÜKE, Kumrunun Gördüğü, Can Sanat Yayınları, s. 153
  7. (tarım) Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü
  8. (ipekçilik) İpek kozalarının çözülmesinde kullanılan içi sıcak su dolu madenî kap.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]
  1. er ek, geç ek, tava ek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

tava böreği, tava ekmeği, yanmaz tava, Elbasan tavası

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "TAVA :"
  • Nişanyan Sözlük'te: tava.