kör
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]- Osmanlı Türkçesi کور, Farsça کور.
Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]kör (karşılaştırma daha kör, üstünlük en kör)




- Görme engelli
- 2009: Cem KALENDER, 2009 Klan, sayfa 224 , Kavis Kitap
- "Sen kesinlikle kör değilsin. görüyorsun. Kör olsan ilk kaybedeceğin renk siyahtır."
- 2009: Cem KALENDER, 2009 Klan, sayfa 224 , Kavis Kitap
- Keskinliği yeterli olmayan
- "Günün birinde ihtiyar çoban koyunun birini kör bir makasla kırkıyordu." - İsmail Hakkı Baltacıoğlu
- Az aydınlık veren
- 2015: Emrah POLAT, 2015 Köpek Adamlar, sayfa 10
- "İşte o gün de sabahın körüne kadar çalışılan bir cumartesiydi."
- 2015: Emrah POLAT, 2015 Köpek Adamlar, sayfa 10
- Bakış ve değerlendirme açısı dar olan
- "Vakıa bu kör siyaset yüzünden Türklük Rumeli'den çıktı." - Yahya Kemal Beyatlı
- Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan
- "Köşk bahçesinin arka tarafında, denize doğru inen fakat sahile varmadan buradan geçen kör bir arka sokak yüzünden bahçe duvarıyla kesilen bakımsız, ağaçsız, güneş yanığı bir yer vardı..." - Abdülhak Şinasi Hisar
- Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan.
- Duyarlığını yitirmiş
- "Muhitimiz bize karşı her an kör, sağır ve şuursuzdur." - Abdülhak Şinasi Hisar
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]kör kuyu, körler ülkesi, bir gözü kör bir kulağı sağır olmak, kör ocak, kör şeytanın işi yok, kör tapa, kör yılan, körü körüne
Çeviriler
[düzenle]kör
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kör" maddesi
Karaçay-Balkarca
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Karaçay-Balkarca alfabesinde yazılmamıştır.
Eylem
[düzenle]- (fizyoloji, nöroloji) görmek
Kumanca
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: kör
Eylem
[düzenle]kör
- (fizyoloji, nöroloji) görmek
Macarca
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: kör
Ad
[düzenle]kör
- (geometri) çember