İçeriğe atla

kör

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: kor, koer

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]
Osmanlı Türkçesi کور, Farsça کور.

Söyleniş

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

kör (karşılaştırma daha kör, üstünlük en kör)

Kör bir kedi (1)
Kör bıçak (2)
Kör saat (3)
Kör sokak (5)
  1. Görme engelli
    • 2009: Cem KALENDER, 2009 Klan, sayfa 224 , Kavis Kitap
      "Sen kesinlikle kör değilsin. görüyorsun. Kör olsan ilk kaybedeceğin renk siyahtır."
  2. Keskinliği yeterli olmayan
    • "Günün birinde ihtiyar çoban koyunun birini kör bir makasla kırkıyordu." - İsmail Hakkı Baltacıoğlu
  3. Az aydınlık veren
    • 2015: Emrah POLAT, 2015 Köpek Adamlar, sayfa 10
      "İşte o gün de sabahın körüne kadar çalışılan bir cumartesiydi."
  4. Bakış ve değerlendirme açısı dar olan
    • "Vakıa bu kör siyaset yüzünden Türklük Rumeli'den çıktı." - Yahya Kemal Beyatlı
  5. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan
    • "Köşk bahçesinin arka tarafında, denize doğru inen fakat sahile varmadan buradan geçen kör bir arka sokak yüzünden bahçe duvarıyla kesilen bakımsız, ağaçsız, güneş yanığı bir yer vardı..." - Abdülhak Şinasi Hisar
  6. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan.
  7. Duyarlığını yitirmiş
    • "Muhitimiz bize karşı her an kör, sağır ve şuursuzdur." - Abdülhak Şinasi Hisar

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

kör kuyu, körler ülkesi, bir gözü kör bir kulağı sağır olmak, kör ocak, kör şeytanın işi yok, kör tapa, kör yılan, körü körüne

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Karaçay-Balkarca

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. (fizyoloji, nöroloji) görmek

Kumanca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: kör

Eylem

[düzenle]

kör

  1. (fizyoloji, nöroloji) görmek

Macarca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: kör

kör

  1. (geometri) çember