kör

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: kor

Türkçe[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] (fizyoloji) görme engelli
Körü körüne duygululuk sanatçıyı da körün değneğiyle yolunu araması gibi zavallı duruma düşürür. - N. Cumalı
[2] keskinliği yeterli olmayan
Günün birinde ihtiyar çoban koyunun birini kör bir makasla kırkıyordu. - İ. H. Baltacıoğlu
[3] az aydınlık veren
Ampulün kör ışığı, dükkânı alaca bir loşluğa boğmuştu. - M. Yesari
[4] kötü
Vakıa bu kör siyaset yüzünden Türklük Rumeli'den çıktı. - Y. K. Beyatlı
[5] arkası tıkalı olan veya işlek olmayan
Kör sokak.
[6] olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan
[7] duyarlığını yitirmiş
Muhitimiz bize karşı her an kör, sağır ve şuursuzdur. - A. Ş. Hisar

Köken

Farsça

Eş anlamlılar

[1] sin, gömüt

Deyimler

Kaynakça

  • Türk Dil Kurumu: "kör"

Türk lehçeleri

Çeviriler

Atasözleri

Aşık alemi kör, dört yanını duvar sanır
Baktın ki kar havası, eve gel kör olası
Bekar gözü, kör gözü
Bir görüş, bir kör biliş
Bitli baklanın kör alıcısı olur
Caminin mumunu yiyen kedinin gözü kör olur
Garip kim, kör o

Karaçay Balkarca[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] (nöroloji, fizyoloji) görmek

Kumanca[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] (nöroloji, fizyoloji) görmek

Macarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (matematik) çember