sin
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]sin (belirtme hâli sini, çoğulu sinler)

- (ölüm) mezar
- Sana ibret gerek ise. Gel göresin bu sinleri.- Yunus Emre.
Köken 2
[düzenle]Ad
[düzenle]sin (belirtme hâli sini, çoğulu sinler)
- (eskimiş) yaş
- Hoş uyanık da olsam biz sindekileri artık erkekten saymazlar ya... - H. Taner.
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Afrikanca
[düzenle]Ad
[düzenle]sin
İngilizce
[düzenle]Ad
[düzenle]sin (çoğulu sins)
Eylem
[düzenle]sin (sin)
- günah işlemek
- He sinned.=O bir günah işledi.
İspanyolca
[düzenle]Belirteç
[düzenle]sin (sin)
Karşıt anlamlılar
[düzenle]Sırp-Hırvatça
[düzenle]Ad
[düzenle]sin (sin)
Slovence
[düzenle]Ad
[düzenle]sin (sin)
- (primatlar, aile) oğul
Kategoriler:
- Arapça kökenli Türkçe sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede ölüm
- Türkçe eskimiş anlamlı sözcükler
- Afrikanca sözcükler
- Afrikanca adlar
- Afrikancada dil bilimi
- İngilizce sözcükler
- İngilizce adlar
- İngilizce sayılabilen adlar
- İngilizce eylemler
- İspanyolca sözcükler
- İspanyolca belirteçler
- Sırp-Hırvatça sözcükler
- Sırp-Hırvatça adlar
- Sırp-Hırvatçada primatlar
- Sırp-Hırvatçada aile
- Hırvat ağzı
- Slovence sözcükler
- Slovence adlar
- Slovencede primatlar
- Slovencede aile