sin

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın sin sinler
Belirtme (-i) sini sinleri
Yönelme (-e) sine sinlere
Bulunma (-de) sinde sinlerde
Çıkma (-den) sinden sinlerden
Tamlayan sinin sinlerin

sin -ni

[1] (din, eskimiş) mezar

Örnekler

[1] Sana ibret gerek ise / Gel göresin bu sinleri.- Yunus Emre.

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın sin sinler
Belirtme (-i) sini sinleri
Yönelme (-e) sine sinlere
Bulunma (-de) sinde sinlerde
Çıkma (-den) sinden sinlerden
Tamlayan sinin sinlerin

sin -ni

[1] (eskimiş) yaş, diş

Örnekler

[1] "Hoş uyanık da olsam biz sindekileri artık erkekten saymazlar ya..."- H. Taner.

Sözcük birliktelikleri

[1] sinn-i büluğ: büluğ yaşı
[2] sinn-i iyas: kadınların âdetten kesilme yaşı

Köken

Arapça

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] (kişi adılları) sen
[2] mezar

Hırvatça[düzenle]

[düzenle]

[1] (primatlar, akrabalık) oğul

İngilizce[düzenle]

Dinle.

[düzenle]

[1] günah

Örnekler

[1] Many Muslims believe that drinking alcohol is a sin. = Birçok Müslüman alkol içmenin günah olduğunu inanır.

Eylem[düzenle]

[1] günah işlemek

Örnekler

[1] He sinned. = O bir günah işledi.

İspanyolca[düzenle]

Belirteç[düzenle]

[1] -sız; ...olmadan

Örnekler

[1] un agua sin gas = gazsız su

Karşıt anlamlılar

[1] con

Osmanlıca[düzenle]

[düzenle]

[1] Arap alfabesinde on ikinci, Fars ve Osmanlı alfabelerinin on beşinci sırada olan س harfinin okunuşu

Köken

[1](Arapça)

Slovence[düzenle]

[düzenle]

[1] (primatlar, akrabalık) oğul

Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (kişi adılları) sen

Kaynakça

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.