İçeriğe atla

aç

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: AC, Ac, ac

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

aç:The_Hunger_March_in_Copenhagen_(dk).JPG

(ön ad): Aç insanlar heykeli (2)
  1. (fizyoloji, yemek içmek) Yemek yemesi gereken; tok karşıtı.
    • "Baş ağrısı bana eski ve pis otelin aç tahtakurularını bile duyurmadı." - Ömer Seyfettin
  2. Yiyecek bulamayan
    • Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  3. (mecaz) Gözü doymaz, gözü doymayan.
    • Ne aç adam!
  4. (mecaz) Çok istekli, çok hevesli.
    • Her zamanki gibi bilgiye aç, her zamanki gibi ağızları lafla, kafaları düşünceyle dolu çalçene yaratıklarız. - Ayla Kutlu

Belirteç

[düzenle]

aç

  1. (fizyoloji) Karnı doymamış olarak.
    • Ben aç yattım mı kötü kötü rüyâlar görürüm nedense.-- - Orhan Kemal

Eylem

[düzenle]

aç (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi açar)

  1. açmak fiilinin ikinci tekil şahıs emir kipi.

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

acından kimse ölmemiş, acından ölmek, aç açık kalmak, aç bırakmak, aç doyurmak, aç kalmak, aç kurt gibi, aç susuz kalmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

aç açına, aç biilaç, açgöz, aç karnına, gözü aç, karnı aç

Çeviriler

[düzenle]
belirteç

Çeviriler

[düzenle]
aç

Kaynakça

[düzenle]


Türkmence

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: aç

aç

  1. aç