aç
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]aç (karşılaştırma daha aç, üstünlük en aç):The_Hunger_March_in_Copenhagen_(dk).JPG
- (fizyoloji, yemek içmek) Yemek yemesi gereken; tok karşıtı.
- "Baş ağrısı bana eski ve pis otelin aç tahtakurularını bile duyurmadı." - Ömer Seyfettin
- Yiyecek bulamayan
- Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- (mecaz) Gözü doymaz, gözü doymayan.
- Ne aç adam!
- (mecaz) Çok istekli, çok hevesli.
- Her zamanki gibi bilgiye aç, her zamanki gibi ağızları lafla, kafaları düşünceyle dolu çalçene yaratıklarız. - Ayla Kutlu
Belirteç
[düzenle]aç
- (fizyoloji) Karnı doymamış olarak.
- Ben aç yattım mı kötü kötü rüyâlar görürüm nedense.-- - Orhan Kemal
Eylem
[düzenle]aç (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi açar)
- açmak fiilinin ikinci tekil şahıs emir kipi.
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]acından kimse ölmemiş, acından ölmek, aç açık kalmak, aç bırakmak, aç doyurmak, aç kalmak, aç kurt gibi, aç susuz kalmak
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]aç
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "aç" maddesi
Türkmence
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: aç
Ad
[düzenle]aç