İçeriğe atla

eşek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe eşek sözcüğünün kökeni tartışmalıdır. Türk dillerinde eski çağlardan beri kullanılır (eşgek). Orta Türkçede "eşgek ya da "eşyek" olarak görülür. Eski Kıpçakçada eşek olarak geçer. Bazı araştırmacılara göre Ermenice ēş (eşek) sözcüğünden alınmıştır. Ancak, birçok araştırmacı Türkçe eşek sözcüğünün gerek Ermenice ēş gerekse Sümerce ansǔ (anşu=eşek) sözcüğüyle birleştirilemeyeceği görüşündedir. Daha yaygın ve daha çok kabul gören görüşe göre, Türkçe "eşek" sözcüğü ile Halaçça äşgä (<äşgäk) ve Moğolca elçǰigen (elçigen) sözcüğü arasında ilişki vardır. Sözcüğün iş ya da eş (yoldaş + (g)ek küçültme eki) kökünden türediği öne sürülmektedir. Hint-Avrupa dillerindeki sözcükler (Rusça işak, Farsça aşak, eşek) Türkçeden alınmıştır.

Söyleniş

[düzenle]

eşek (belirtme hâli eşeği, çoğulu eşekler)

[1] Eşek
  1. (atgiller) Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı; merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus).
    • "Arkadaşını böyle dar vakit eşeğin üstünde görünce koştu." - Fakir Baykurt
  2. (halk ağzı, aletler) Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
  3. (hakaret yollu sözcükler, kişilik) Kaba, yeteneksiz, inatçı kişi.

Çekimleme

[düzenle]


Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

eşek sudan gelinceye kadar dövmek, eşekten düşmüşe dönmek, eşekten düşmüş karpuza dönmek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

eşek arısı, eşekbaşı, eşek cenneti, eşek davası, eşek dikeni, eşek hıyarı, eşek inadı, eşek kafalı, eşekkulağı, eşek marulu, eşek maydanozu, eşekoğlueşek, eşek otu, eşek sıpası, eşeksırtı, eşek şakası, eşek turpu, şeddeli eşek, uzuneşek, marsıvan eşeği, ocakeşeği, yaban eşeği, yereşeği

Çeviriler

[düzenle]
hayvan

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "EŞEK :"
  • Nişanyan Sözlük'te: eşek.

Ek okumalar

[düzenle]