İçeriğe atla

çiğnemek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

çiğnemek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çiğner)

Hayvan, avını çiğniyor ' (1)
  1. ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek
    • Gözlerine uyku denilen şey girmiyor, çiğnediği lokma boğazından inmiyor. - H. R. Gürpınar
  2. ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek
    • Bunlara dalgın bakarken öteden gelen bir araba onu çiğneyecekti. - M. Ş. Esendal
  3. sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak
    • Bunu yapmamak, insanlığın mukaddes mirasını çiğnemek değil, kendi hayatımı da inkâr etmek olacaktı. - R. N. Güntekin
  4. egemenliği altına almak, hükmetmek
    • On iki milyonluk bir milleti çiğnemek sevdasına kapıldı. - R. E. Ünaydın


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]