demek

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

demek -r

[1] söylemek, söz söylemek
Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar. - B. Felek
[2] ad vermek
Muşmulaya döngel de derler.
[3] bir dilde karşılığı olmak
Kamer "ay" demektir.
[4] herhangi bir ses çıkarmak
Küt dedi, düştü.
[5] herhangi bir kanıya, yargıya varmak
Bu işe herkes ne der?
[6] düşünmek
[7] oranlamak
Güzellik desen onda, zenginlik desen onda.
[8] ummak
Bundan sonra gelir mi dersin?
[9] erişmek
Saat yedi dedi mi uyanırım.
[10] bir işe kalkışmak, yeltenmek
Kımıldanayım deme, kurşunu yersin. Ağzını açayım deme, çok fena olursun.
[11] saymak, kabul etmek
Yarım milyon dediğin nedir? - M. Ş. Esendal
[12] bir şey anlamına gelmek
Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar. - B. Felek

Yazılışlar[düzenle]

دیمک

Deyimler[düzenle]

armutun sapı var, üzümün çöpü var demek
iyiye iyi, kötüye kötü demek
köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı demek
oh demek
olmayacak duaya amin demek
pes demek
tavuğuna kışt demek

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "demek"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Belirteç[düzenle]

[1] öyle mi
Muşmulaya döngel de derler.
[2] yani, anlaşılan
Kamer "ay" demektir.
[3] inanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü
Küt dedi, düştü.

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kırım Tatarca[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] demek

Örnekler[düzenle]

[1] Bayraq künü birlik demektir.