demek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Yazılışlar[düzenle]

دیمک

Bağlaç[düzenle]

demek demek

  1. öyle mi
    Muşmulaya döngel de derler.
  2. yani
    Rıza Efendi de belki bu yüzden yani perde niçin açılmıyor diye sinirleniyor. - Tarık Buğra
  3. inanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü
    Küt dedi, düştü.

Çeviriler[düzenle]

Eylem[düzenle]

demek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi der) -r

  1. söylemek, söz söylemek
    Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar. - B. Felek
  2. ad vermek
    Muşmulaya döngel de derler.
  3. bir dilde karşılığı olmak
    Kamer "ay" demektir.
  4. herhangi bir ses çıkarmak
    Küt dedi, düştü.
  5. herhangi bir kanıya, yargıya varmak
    Bu işe herkes ne der?
  6. düşünmek
  7. oranlamak
    Güzellik desen onda, zenginlik desen onda.
  8. ummak
    Bundan sonra gelir mi dersin?
  9. erişmek
    Saat yedi dedi mi uyanırım.
  10. bir işe kalkışmak, yeltenmek
    Kımıldanayım deme, kurşunu yersin. Ağzını açayım deme, çok fena olursun.
  11. saymak, kabul etmek
    Yarım milyon dediğin nedir? - M. Ş. Esendal
  12. bir şey anlamına gelmek
    Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar. - B. Felek

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "demek"


Kırım Tatarca[düzenle]

Eylem[düzenle]

demek

  1. demek
    'Bayraq künü birlik demektir.