saklamak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

saklamak -r

[1] elinde bulundurmak, tutmak
Sarayın sükûnu bir kederli muammayı saklar gibi ağırdı. - İ. A. Gövsa
[2] kaybolmaması için gizli bir yere koymak
Paralarını kasada saklıyor.
[3] görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak
[4] bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek
Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak.
[5] gizli tutmak, duyurmamak
Batı, o büyük kaynaktan sık sık faydalanır ama iktibaslarını titizce saklar. - C. Meriç
[6] birine vermek için ayırmak
Bu kitabı size sakladım.
[7] korumak, esirgemek
Allah saklasın.

Köken[düzenle]

Türkçe:

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] Saklamak, korumak, muhafaza etmek
[2] Gizlemek.

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.


Kaynakça[düzenle]