akıntı

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın akıntı akıntılar
Belirtme (-i) akıntıyı akıntıları
Yönelme (-e) akıntıya akıntılara
Bulunma (-de) akıntıda akıntılarda
Çıkma (-den) akıntıdan akıntılardan
Tamlayan akıntının akıntıların

akıntı -sı

[1] akma işi
Musluğun akıntısı bir türlü kesilemedi.
[2] (coğrafya) havanın ya da suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan
Bataklıklardan kurtulduktan sonra akıntıyı takip ederek bir köye giriyordum. - Ö. Seyfettin
[3] eğiklik, eğim, meyil
Bu damın akıntısı az gelmiş.
[4] çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı
[5] sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesiyle oluşan durum
[6] (tıp) hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması
Ertesi sabah sol kulağımda ağrı ile beraber akıntı başladı. - R. N. Güntekin
[7] (felsefe) sayrılık nedeniyle bedenin herhangi bir yerinden sulu özdek akması
[8] (halk ağzı) (Konya) Kadınlarda aybaşı olayı.

Köken[düzenle]

Türkçe:

Deyimler[düzenle]

akıntı çağanozu

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]