there

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

İngilizce[düzenle]

Belirteç[düzenle]

there

Söyleniş[düzenle]

(BK) IPA: /ðɛə(ɹ)/, /ðɛː(ɹ)/
(ABD) IPA: /ðɛɚ/


[1] orada
[2] oraya
[3] o konuda, orada

Örnekler[düzenle]

[1] we went to Paris and stayed there ten days.
[2] I am not going in there, it is freezing.
[3] I don't agree with you there.

Deyimler[düzenle]

Köken[düzenle]

(Ana Hint-Avrupa dili): *tar- → (Proto-Cermence): *þar → (Eski İngilizce): þēr, þǣr, þār → (Orta İngilizce): there, ther, thare, thar, thore

[düzenle]

[1] bulunmakta, var, mevcut

Örnekler[düzenle]

[1] there is a restaurant round the corner.
[1] there comes a point where you give up.

Ünlem[düzenle]

[1] birinin dikkatini çekmek için kullanılır; hey, kimse yok mu vs.
[2] insanların dikkatini bir şeye çekmek için kullanılır; bak, işte vs.
[3] birini rahatlatmak, teskin etmek için kullanılır

Örnekler[düzenle]

[1] hello there!
[2] there goes the last female
[3] there, there, you must take all of this philosophically.

Köken[düzenle]

Hollandaca: daar, Almanca: da