yılan

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın yılan yılanlar
Belirtme (-i) yılanı yılanları
Yönelme (-e) yılana yılanlara
Bulunma (-de) yılanda yılanlarda
Çıkma (-den) yılandan yılanlardan
Tamlayan yılanın yılanların
[1] bir yılan



yılan -nı

[1] (sürüngenler, yılanlar) sürüngenler (reptilia) sınıfının ayaksız, ince, uzun, derisi pullu olan yılanlar alt takımındaki türlere verilen genel ad
[2] yılma işini yapan
[3] (mecaz) hain veya sinsi kimse

Bilimsel adı

serpentes

Söyleniş

/jɯˈlan/, çoğulu /jɯlanˈlaɾ/

Heceleme

yı·lan, çoğulu yı·lan·lar

Eş anlamlılar

[1] yerdegezen

Karşıt anlamlılar

[2] yılmayan

Deyimler

Çeviriler

Türk lehçeleri

Üst kavramlar

[1] pullular

Alt kavramlar

[1] genel: zehirli yılan, zehirsiz yılan
[1] ağaç yılanı, boa yılanı, çıngıraklı yılan, deniz yılanı, gözlüklü yılan, karayılan, katır yılanı, mercan yılanı, sağır yılan, ok yılanı, su yılanı
[1] kobra, piton

Örnekler

[1] Avusturya'da bulunan zehirli yılanlar arasında bayağı engerek, çayır engereği ve boynuzlu engerek bulunmaktadır.
[2] İşten yılanlar sıvışıp gitmişti.
[2] İşten yılandan bize hayır gelmez.
[3] Bu yılan buralarda dolandıkça emin olamam.

Deyimler

[1] koynunda yılan beslemek, yılan gibi, yılan gibi sokmak, yılan hikâyesi, koynunda yılan beslemek, (uyuyan) yılanın kuyruğuna basmak

Sözcük birliktelikleri

[1] kör yılan, yılan balığı, yılan çıyan, yılan çiçeği, yılan derisi, yılan gömleği, yılan kavı, yılan taşı

Türetilmiş kavramlar

[*] yılanbaşı, yılanca, yılancı, yılancık, yılandili, yılaniğnesi, yılankavi, yılankemiği, yılanken, yılanla, yılanlı, yılansa, yılansı, yılansız, yılanyastığı

Köken

[1, 3] Eski Türkçe Çincede yılan ve ejderha manasına gelen  (zh) (lung) kelimesiden Ana Türkçeye *jɨ̄lan olarak geçmiş ve oradan Türkçeye gelmiştir.
[2] Türkçe yılmak fiilinden türetilmiştir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

Atasözleri

Ana yılan, sözü yalan, karı çiçek, sözü gerçek
Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan
Onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokar
Sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur
Su içene yılan bile dokunmaz
Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
Yılan ne kadar eğri gitse deliğine doğru girer

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
yılan daha yılan en yılan
[1] (mecaz) sinsi ve hain

Söyleniş

/jɯˈlan/, karşılaştırma derecesi /daˈha jɯˈlan/, üstünlük derecesi /ˈen jɯˈlan/

Heceleme

yı·lan, karşılaştırma derecesi da·ha yı·lan, üstünlük derecesi en yı·lan

Örnekler

[1] Gözlerinde ancak annemin bildiği bir yılan ışıltısıyla gülüyor. - Y. Z. Ortaç

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] (yılanlar) yılan

Köken

Eski Türkçe jyl

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (yılanlar) yılan

Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (yılanlar) yılan

Kaynakça

  • Eyuboğlu, İsmet Zeki (1998). Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü. İstanbul: Sosyal Yayınlar. ISBN 975-738-472-2.
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki