İçeriğe atla

kucak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

kucak (belirtme hâli kucağı, çoğulu kucaklar)

Kadının kucağı (1)
  1. (anatomi) açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş
    • Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık. - Sermet Muhtar Alus
  2. herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç
    • Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi. - Ruşen Eşref Ünaydın
  3. (mecaz) ortam, ocak
    • On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan. Baba ocağından, yâr kucağından. - Faruk Nafiz Çamlıbel

Ön ad

[düzenle]

kucak

  1. (ölçü birimleri) açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

ana kucağı, kucak çocuğu, kucak dolusu, kucak kucağa, kucak kucak, kucaktan kucağa,

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]