kucak

Vikisözlük sitesinden
Jump to navigation Jump to search
Disambig.svg Ayrıca bakınız: kucaklamak

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

kucak (belirtme hâli kucağı, çoğulu kucaklar)

[1] açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş, koyun
Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık. - S. M. Alus
[2] herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası,
Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi. - R. E. Ünaydın
[3] ortam, ocak
On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan. - F. N. Çamlıbel
Baba ocağından, yâr kucağından. - F. N. Çamlıbel

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "kucak"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] ağoş
[2] koç adam, cesur, koca

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

kucak

[1] kucak

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe quch

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kaynakça[düzenle]

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.