kestirmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

kestirmek kestirmek -ir kestirmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kestirir)

[1] kesme işini yaptırmak
Köyde kefenlik bez olmadığı için Selim sandalın yelkenini kestirip kefen diktirdi. - Halikarnas Balıkçısı
[2] akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek
Ben bu kadar şeyi kestiremez miyim? - M. Ş. Esendal
[3] kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak
Bebeğin sütünü limon sıkarak kestirdi.
[4] karar vermek
Söze nereden, nasıl başlayacağımı kestiremiyorum. - H. Taner
[5] kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak
Rahmi peykenin köşesine büzülmüş, kestiriyordu. - B. Felek
[6] anlamak, farkına varmak
Bu çocuk zaten hâlâ durumunu kestirememiştir. - B. Felek

Köken[düzenle]

Türkçe

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]