kes
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]kes (belirtme hâli kesi, çoğulu kesler)
- (halk ağzı) Genellikle yakmak için kullanılan iri saman.
- Evin horantası, inek, ineğin samanı, kesi ve zahrası iç içe.— 2009, Cem KALENDER, Klan, Kavis Kitap, s. 253
- (Kastamonu ağzı) Yaprakları soyulmuş küçük mısır koçanları.
Köken 2
[düzenle]- (spor, ayak giyimi) Ayak bileklerini de içine alan kapalı jimnastik ayakkabısı.
- Çarşı her zamanki çarşıydı. Hemen girişte kasketli, şalvarlı beş altı köylü it oturuşuyla yaşlı bir tütün satıcısını çevrelemiş, sarma cıgara içiyorlardı. Az ötede cızlavit, kes, Japon kösele ayakkabıların olduğu harabe dükkanlar başlıyordu.— 1996, Altay MARTI, “Palto”, Öküz, 26. sayı, s. 14
Çekimleme
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Estonca
[düzenle]Adıl
[düzenle]kes (kes)
Zazaca
[düzenle]Ad
[düzenle]kes n