karışık

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: altüst

Türkçe[düzenle]

Ön ad[düzenle]

karışık

  1. ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş, katışık
    Karışık salata.
  2. düzensiz, dağınık, intizamsız
  3. karışmış
    Ağzından kanla karışık diş parçalarını, onu yumruklayanların suratlarına tükürdü. - Halikarnas Balıkçısı
  4. saf olmayan
    Karışık süt.
  5. çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan
    Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık, dolambaçlı işten! - N. Cumalı
  6. anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık
    Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın. - P. Safa
  7. dolu
    Serin rüzgârlarını deniz kesti keseli.Tıkıyor göğüsleri kum karışık sam yeli. - F. N. Çamlıbel
  8. halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Sözcük birliktelikleri[düzenle]