güneş
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi كونش sözcüğünden devralındı
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]güneş (belirtme hâli güneşi, çoğulu güneşler)

- Dünyanın da dâhil olduğu sistemin merkezinde bulunan Güneş’in yaydığı ısı ve ışık.
- «Güneş burası, gel şu gölgeye geçelim.»— 1983, Erdal Öz, Yaralısın, 10. baskı, Can Sanat Yayınları, s. 160
- (gök bilimi) Herhangi bir yıldız sisteminin merkezinde yer alan ve ışıyan yıldız.
- (mecaz) Bilgi, mutluluk, rahatlama, zafer vb. şeylerin kaynağı olan kişi veya şey.
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]güneş açmak, güneş almak, güneş görmek, güneş balçıkla sıvanmaz, güneş çarpmak, güneş çavmak, güneş doğmak, güneşe karşı işemek, güneş girmeyen eve doktor girer, güneş görmek, güneşin alnında, güneşin altında, güneşi üzerine doğdurmamak
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]güneş banyosu, güneş çarpması, güneş çiçeği, Güneş Dil Teorisi, güneş enerjisi, güneş gözlüğü, güneş günü, güneş hayvancıkları, Güneş ışınımı, güneş kolektörü, güneş kremi, güneş lekesi, güneş paneli, güneş pili, güneş saati, güneş sütü, güneş takvimi, güneştopu, güneş yağı, güneş yanığı, güneş yılı, akşam güneşi, üzümgüneşi
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Türkmence
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: gü‧neş
Ad
[düzenle]güneş
- (astronomi) Güneş
Kategoriler:
- Haftanın sözcüğü
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Osmanlı Türkçesinden devralınan Türkçe sözcükler
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe ses dosyaları olan sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçe kitaptan tanıklıklar
- Türkçede gök bilimi
- Türkçe mecazlar
- Türkmence 2 heceli sözcükler
- Türkmence sözcükler
- Türkmence adlar