zayıf

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

zayıf (belirtme hâli zayıfı, çoğulu zayıflar)

  1. başarısızlığı gösteren not

Heceleme[düzenle]

za·yıf

Köken[düzenle]

Arapça ضعيف

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

  1. eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık
    Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım. - S. M. Alus
  2. görevini yapacak yeterli gücü olmayan
    Zayıf ordu. Gözleri zayıf.
  3. sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan
    Zayıf yapı.
  4. önemli, güvenilir olmayan
    Zayıf bilgi.
  5. çok az
    Zayıf ihtimal.
  6. enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan
    Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık.
  7. bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz
    Zayıf öğretmen.
  8. kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan
    Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu. - A. Gündüz

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] zayıf

Köken[düzenle]

[1] Arapça

Kırım Tatarca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] zayıf