nazik
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Nazik |
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi نازك (nâzik) sözcüğünden devralındı, Eski Anadolu Türkçesi نازك (nâzük, nâzik) sözcüğünden devralındı, Klasik Farsça نازک (nâzok, nâzak) sözcüğünden, Orta Farsça [alfabe isteniyor] (n'cwk' /nāzuk/) sözcüğünden.
Ön ad
[düzenle]nazik (karşılaştırma daha nazik, üstünlük en nazik)


- Başkalarına karşı saygılı davranan.
Vesime, hakikaten talihli kızmış, Remzi Bey biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk... — Reşat Nuri Güntekin
- İnce yapılı, narin.
Kadın fevkalade nazik ve güzel, çocuklar oya gibi idiler. — Sait Faik Abasıyanık
- Özen, dikkat gösterilmezse kırılabilen, bozulabilen, kötüleşebilen:
- Gerekli önlemler alınmadığında daha kötü olan; kritik.
- Bakın Asım Bey, takdir edersiniz ki bu birçok açıdan oldukça nazik bir olay: Sizin toplumdaki yeriniz, sonra Bender'ler, Bağcı'lar.— Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, s. 41, İletişim Yayınları
- Dikkat isteyen, özen gerektiren; tetik.
- Konuşulması gerekenler vardı ve mesele burada konuşulmayacak kadar nazikti.— Cem KALENDER, 2009, Klan, s. 219, Kavis Kitap
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Atasözleri
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "nazik" maddesi
Kategoriler:
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Osmanlı Türkçesinden devralınan Türkçe sözcükler
- Eski Anadolu Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Eski Anadolu Türkçesinden devralınan Türkçe sözcükler
- Klasik Farsça kökenli Türkçe sözcükler
- Orta Farsça söz türlerinde anadil isteniyor
- Orta Farsça kökenli Türkçe sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe ön adlar
- Türkçe kitaptan tanıklıklar