İçeriğe atla

nazik

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Nazik

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi نازك (nâzik) sözcüğünden devralındı, Eski Anadolu Türkçesi نازك (nâzük, nâzik) sözcüğünden devralındı, Klasik Farsça نازک (nâzok, nâzak) sözcüğünden, Orta Farsça [alfabe isteniyor] (n'cwk' /nāzuk/) sözcüğünden.

Ön ad

[düzenle]

nazik (karşılaştırma daha nazik, üstünlük en nazik)

Nazik adam, kadını selamlıyor.
Kelebeğin çok nazik bir gövdesi var. Çiçek çok nazik ki kelebeğin sert bir hareketinde zarar görebilir.
  1. Başkalarına karşı saygılı davranan.
    •  Vesime, hakikaten talihli kızmış, Remzi Bey biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk... Reşat Nuri Güntekin
  2. İnce yapılı, narin.
  3. Özen, dikkat gösterilmezse kırılabilen, bozulabilen, kötüleşebilen:
     Nazik bir bitki.
  4. Gerekli önlemler alınmadığında daha kötü olan; kritik.
    • 2020: Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 41 , İletişim Yayınları
      "Bakın Asım Bey, takdir edersiniz ki bu birçok açıdan oldukça nazik bir olay: Sizin toplumdaki yeriniz, sonra Bender'ler, Bağcı'lar."
  5. Dikkat isteyen, özen gerektiren; tetik.
    • 2009: Cem KALENDER, 2009, Klan, sayfa 219 , Kavis Kitap
      "Konuşulması gerekenler vardı ve mesele burada konuşulmayacak kadar nazikti."

Çeviriler

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]