unutmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]unutmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi unutur)
- aklında kalmamak, hatırlamamak
- Biz şimdi Evliya'nın hayalhanesinden aktardığı tatları unutmadan gerçeklere dönelim. - Aydın Boysan
- bir şeyi dalgınlıkla bir yerde bırakmak
- bir şeyi yapamaz duruma gelmek
- Onu da bilirdim eskiden memleketteyken amma sonradan unuttum. - Osman Cemal Kaygılı
- bağışlamak
- Onun yersiz davranışlarını çoktan unuttum.
- -i gereken önemi vermemek, üstünde durmamak
- İçinde kabaran sevinçten vücudunun berelerini unutarak uyudu. - Halide Edip Adıvar
- -i hatırdan, gönülden çıkarmak
- İyiliğini de ölünceye kadar unutmam. - Memduh Şevket Esendal
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]unutmak
- unutmak