titremek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

Heceleme: tit·re·mek

Eylem[düzenle]

titremek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi titrer) -r

  1. küçük ve hızlı salınım hareketleri yapmak
    Geçtiği yollarda, incecik ellerine, kahır görmüş köylülerin nasırlı elleri sarıldı, ninelerin dua ile titreyen dudakları dokundu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver
  2. -den kaslar hızlı küçük kasılmalarla sarsılmak
    Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan, üzüntüden mi, bilmem. - Sait Faik Abasıyanık
  3. ses kısık ve kesik çıkmak
    Gözleri fırlamış, dudakları morarmıştı, elleri titriyor, sedası titriyordu. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
  4. çok üşümek
  5. ışığın aralıklı olarak gücü azalıp çoğalmak
  6. birinden veya bir şeyden korkmak, korkuya kapılmak

Deyimler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]