İçeriğe atla

sermek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

sermek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi serer)

Kıyafetleri ipe sermişler (1)
Müzede havluları sermişler (2)
Havluyu kumsala sermişler (3)
  1. kurutmak için asmak
    • Kar gibi çamaşırları serip eve döndü. - Oktay Rifat
  2. göstermek amacıyla asmak veya yaymak
    • Çeyiz sermek.
  3. düz bir yere yaymak
    • Üzüm sermek. Bulgur sermek.
  4. açarak yaymak veya döşemek
    • Çerçeveli çerçevesiz bir sürü fotoğraf çıkarıp masanın üzerine serdi. - Aka Gündüz
  5. boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek veya hırpalamak
    • Onun için bir an önce leşlerini köpek leşi gibi İstanbul'un çamurlu kaldırımlarına sermek zamanı gelmişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  6. (mecaz) boşlamak, savsaklamak

Deyimler

[düzenle]

abayı sermek, ipe un sermek, post sermek, postu sermek, pöstekiyi sermek, yere sermek

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

sermek

  1. sermek, yaymak, açmak

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. Kızmak
  2. çıkışmak
  3. sertelmek
  4. sert ve kaba söz söylemek