kaynaşmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

kaynaşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kaynaşır) -ır

  1. ayrılmayacak bir biçimde birleşmek
    Çakılla çimento kaynaşır.
  2. çok kalabalık ve kıpırdak olmak, hareket etmek
    Kumun üstünde bir sürü kadın erkek, oğlan kız kaynaşıyor. - Falih Rıfkı Atay
  3. birbirine iyice uymak
    Bu iki renk iyi kaynaşmış.
  4. (mecaz) uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak
    Ceylanlarla kaynaşan çocuk, onların seslerini tıpkı onlar gibi çıkarmayı öğrenmişti. - Halide Edip Adıvar
  5. (mecaz) huzursuzluk çıkmak
  6. (kimya) birleşmek

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]