İçeriğe atla

kalabalık

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: kalabalik

Türkçe

[düzenle]

kalabalık (belirtme hâli kalabalığı, çoğulu kalabalıklar)

(ad): İnsan kalabalığı.(1)

(ön ad): Kalabalık bir yerde (2) kalabalık insan var. (1)

  1. (toplum bilimi) Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu; kalaba, yoğunluk.
    • "Kalabalık içinde zorlukla boş bir masa bularak oturdum." - Ahmet Haşim
  2. Gereksiz, karışık şeyler topluluğu.

Çekimleme

[düzenle]
kişi tekil çoğul
1. tekil (benim)
yalın kalabalığım kalabalıklarım
belirtme kalabalığımı kalabalıklarımı
yönelme kalabalığıma kalabalıklarıma
bulunma kalabalığımda kalabalıklarımda
ayrılma kalabalığımdan kalabalıklarımdan
tamlayan kalabalığımın kalabalıklarımın
2. tekil (senin)
yalın kalabalığın kalabalıkların
belirtme kalabalığını kalabalıklarını
yönelme kalabalığına kalabalıklarına
bulunma kalabalığında kalabalıklarında
ayrılma kalabalığından kalabalıklarından
tamlayan kalabalığının kalabalıklarının
3. tekil (onun)
yalın kalabalığı kalabalıkları
belirtme kalabalığını kalabalıklarını
yönelme kalabalığına kalabalıklarına
bulunma kalabalığında kalabalıklarında
ayrılma kalabalığından kalabalıklarından
tamlayan kalabalığının kalabalıklarının
1. çoğul (bizim)
yalın kalabalığımız kalabalıklarımız
belirtme kalabalığımızı kalabalıklarımızı
yönelme kalabalığımıza kalabalıklarımıza
bulunma kalabalığımızda kalabalıklarımızda
ayrılma kalabalığımızdan kalabalıklarımızdan
tamlayan kalabalığımızın kalabalıklarımızın
2. çoğul (sizin)
yalın kalabalığınız kalabalıklarınız
belirtme kalabalığınızı kalabalıklarınızı
yönelme kalabalığınıza kalabalıklarınıza
bulunma kalabalığınızda kalabalıklarınızda
ayrılma kalabalığınızdan kalabalıklarınızdan
tamlayan kalabalığınızın kalabalıklarınızın
3. çoğul (onların)
yalın kalabalığı kalabalıkları
belirtme kalabalığını kalabalıklarını
yönelme kalabalığına kalabalıklarına
bulunma kalabalığında kalabalıklarında
ayrılma kalabalığından kalabalıklarından
tamlayan kalabalığının kalabalıklarının


Ön ad

[düzenle]

kalabalık (karşılaştırma daha kalabalık, üstünlük en kalabalık)

  1. Sayıca çok.
    • "Kalabalık aile İstanbul’da Beşikçi Sokağı’nın Türk, Rum ve Ermeni halkının arasına karışır." - Zeynep Oral
  2. Çok insan bulunan yer.
    • "O kalabalık caddenin canlılığı çok hoşumuza gidiyor." - Ayla Kutlu

Deyimler

[düzenle]

kalabalık etmek

=Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

kalabalık ağızlı, ağzı kalabalık, başı kalabalık, kuru kalabalık, ağız kalabalığı, laf kalabalığı

Çeviriler

[düzenle]

ad

Çeviriler

[düzenle]

ön ad

Kaynakça

[düzenle]