İçeriğe atla

kavurmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

kavurmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kavurur)

Kadın, helvayı kavuruyor. (1)
  1. Bir şeyi bir kabın içinde kendisinden başka bir malzeme koymadan karıştıra karıştıra pişirmek
    • Madenden bir kap içine bunları koyup kavuracağız. - Salâh Birsel
  2. Rüzgâr, soğuk, sıcak vb. kurutmak, yakmak:
    • 'Rüzgâr ekinleri kavurdu.
  3. (mecaz)Rüzgâr, soğuk, sıcak vb. kurutmak, yakmak:
    • Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Deyimler

[düzenle]

kasıp kavurmak

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]


Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. kavramak
  2. sıkmak