İçeriğe atla

karar

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi قرار, Arapça قَرَار (ḳarār)

Söyleniş

[düzenle]

karar (belirtme hâli kararı, çoğulu kararlar)

Mahkeme kararı (3)
  1. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı:
    •  Bu kararı söyleyen sesin tesiri gözlerimizi yaşla doldurdu. H. S. Tanrıöver
  2. (hukuk) Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı; hüküm, mahkeme kararı]].
    • Mahkeme, katilin idamına karar verdi.
  3. (hukuk) Bu yargıyı bildiren belge.
    • Mahkeme kararını aldı.
  4. Değişmeyen, düzenli durum
  5. Değişmez olma.
    • Havanın hiç kararı yok.
  6. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.
    • Yemeğin tuzu karar.
  7. (müzik) Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş.


Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

karara bağlamak, karara kalmak, karar almak, karar altına almak, karara varmak, karar bulmak, kararında bırakmak, karar kılmak, karar vermek

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

kararname, karar seti, ara karar, bir karar, gerekçeli karar, kavlükarar, nihai karar, orta karar, tashihikarar, arama kararı, gıyap kararı, görevsizlik kararı, göz kararı, hakem kararı, mahkeme kararı, takipsizlik kararı

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

karar

  1. karmak eyleminin bildirme kipi geniş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça قَرَار (ḳarār)

karar

  1. karar

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki