keçe

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: fötr, keçeci, kiyiz

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

keçe (belirtme hâli keçeyi, çoğulu keçeler) -si

Desenli ve kilim olarak kullanılan keçe
Vikipedi
keçe hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (dokuma) yapağı veya keçi kılının dokunmadan, yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş
    Belki on aile keçelerden, kilimlerden çergelerini meyve ağaçlarının altlarına kurdular. - Ö. Seyfettin
  2. yere serilen halı, kilim gibi yünlü döşemelik
    Yaz geldi, keçeleri kaldırmalı.

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

keçe (karşılaştırma daha keçe, üstünlük en keçe)

  1. (dokuma) yapağı veya keçi kılının dokunmadan, yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş yapılmış olan

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "keçe"

Atasözleri[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

  1. nemed, palas, yapıncık

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

  1. (zaman) gece
    Tensi men. Yarın keçe altun örgin üze olurupan mengilüyer men. Ança bilingler. Edgü ol. - Irk Bitig

Karaçay Balkarca[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

  1. (zaman) gece

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

keçe

  1. (halk ağzı) (Kuzey Kırım ağzı) gece

Açıklamalar[düzenle]

Bu sözcük kuzey (çöl) şivesinde kullanılmaktadır.
Edebî karşılığı gece.

Kumanca[düzenle]

[düzenle]

keçe

  1. (zaman) gece

Tatarca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

keçe

  1. küçük

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

keçe

  1. (dokuma) keçe
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.
  • Tekin, Talat (2004). Irk Bitig Eski Uygurca Fal Kitabı. Ankara: Öncü Kitap. ISBN 975-7447-11-0.
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.