sofra

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

sofra (belirtme hâli sofrayı, çoğulu sofralar)

[1] (mutfak eşyaları) masa, sini v.s. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu
[2] birlikte yemek yiyenlerin tamamı
[3] genellikle tekerlek biçiminde, üzerinde yemek de yenebilen ayaklı hamur tahtası
[4] halı göbeğinde daire şeklindeki çiçekli bölüm
[5] anüs

Söyleniş[düzenle]

Lütfen bir dil kodu girin.

Heceleme[düzenle]

Lütfen bir dil kodu girin.

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Alt kavramlar[düzenle]

[1] çilingir sofrası, Halil İbrahim sofrası, yer sofrası

Örnekler[düzenle]

[1] Yemek vakti gelmiş, misafirler sofraya oturmuşlardı. - R. N. Güntekin
[2] Bizim sofra çok şendir.
[3] Bir gün sofra masasının altına saklanmıştım da beni bir türlü bulamamıştın. - Y. K. Karaosmanoğlu
[4] Sofrası tam ortada olmayan falsolu halıyı ucuza alabilmiştik.
[5] Çocuğun sofrası dışarı fırlamış.

Atasözleri[düzenle]

Oğlan atadan öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi
Su küçüğün, sofra büyüğün
Tarlada izi olmayanın, sofrada yüzü olmaz

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

[1] sofra başı, sofra bezi, sofra duası, sofra düzeni, sofra örtüsü, sofra tahtası, sofra takımı, sofra tuzu

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[*] sofraca, sofracı, sofracık, sofralı, sofrasız, sofrayken, sofrayla, sofraysa

Köken[düzenle]

Arapça سُفْرَةٌ(sufra(tun))

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "sofra"

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

sofra

[1] sofra

Köken[düzenle]

Arapça سُفْرَةٌ(sufra(tun))

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

sofra

[1] sofra

Köken[düzenle]

Arapça سُفْرَةٌ(sufra(tun))