İçeriğe atla

mezar

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi مزار, Arapça مَزَارْ (mezār)

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /me.ˈzaɾ geçersiz IPA karakterleri (/)
  • Heceleme: me‧zar

mezar (belirtme hâli mezarı, çoğulu mezarlar)

Bir mezar
  1. (ölüm) Ölünün gömüldüğü yer; çukur, kara toprak, kara yer, gömüt, kabir, sin, ebedî istirahatgâh, makber, metfen.
    • Yurdumuzun on dört yerinde Yunus'a ait olduğu söylenen türbe ve mezarlar vardır. - Ahmet Kabaklı

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

mezardan çıkarmak, mezarını kazmak,

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

mezar kaçkını, mezar soyguncusu, mezar taşı, anıt mezar

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça مَزَارْ (mezār)

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: me‧zar

mezar

  1. (ölüm) gömüt, görün, kabir, makber, mezar, sin

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki