sağır

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] (fizyoloji) İşitme duyusundan yoksun, işitmeyen
[2] Ses geçirmeyen
Adliyenin arka taraflarına isabet eden, şehrin gürültüsünü duymayan, sağır, mahfuz bir odasında idik. - H. S. Tanrıöver
[3] Isıyı az veren, geç ısınan
Sağır soba.
[4] Vurulduğu zaman ses vermeyen
Sağır davul.
[5] İçi görülmeyen, donuk

Köken[düzenle]

[1] Moğolca: sağara (güçten düşmek, zayıflamak, eksilmek, ağırlaşmak, yavaşlamak)

Atasözleri[düzenle]

Baş ağır gerek, kulak sağır
Kul kullanan, bir gözünü kör, bir kulağını sağır etmeli
Sağır için iki kere kamet olmaz
Sağır işitmez uydurur

Deyimler[düzenle]

bir gözü kör bir kulağı sağır olmak
Mısır’daki Sağır Sultan bile duydu
Mısır'daki sağır sultan bile duydu

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] (fizyoloji) sağır

Kırım Tatarca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] (fizyoloji) sağır