sağır

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Ön ad[düzenle]

  1. (fizyoloji) işitme duyusundan yoksun, işitmeyen
  2. (müzik) ses geçirmeyen
    Adliyenin arka taraflarına isabet eden, şehrin gürültüsünü duymayan, sağır, mahfuz bir odasında idik. - H. S. Tanrıöver
  3. ısıyı az veren, geç ısınan
    Sağır soba.
  4. vurulduğu zaman ses vermeyen
    Sağır davul.
  5. içi görülmeyen, donuk

Köken[düzenle]

Moğolca: sağara (güçten düşmek, zayıflamak, eksilmek, ağırlaşmak, yavaşlamak)

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Baş ağır gerek, kulak sağır
Bir gözü kör bir kulağı sağır olmak
Kul kullanan, bir gözünü kör, bir kulağını sağır etmeli
Mısır’daki Sağır Sultan bile duydu
Sağır için iki kere kamet olmaz
Sağır işitmez uydurur

Azerice[düzenle]

[düzenle]

  1. (fizyoloji) sağır

Kırım Tatarca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

  1. (fizyoloji) sağır