nişan
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ni‧şan
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]nişan (belirtme hâli nişanı, çoğulu nişanlar)
- iz
- belirti
- (evlilik) Bir erkekle bir kadının evlenmek üzere birbirine söz vermesi:
- Nişanı bozmuşlar.
- (evlilik) Nişanlanma sırasında yapılan tören.
- Bizi nişana çağırdılar.
- Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef.
- (silah) Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme.
- (sembol adları) devlet nişanı
- (balıkçılık) Deniz ortasında balığın bulunduğu yer.
- Bir kıştı. Toriğe çıkmıştık. Bulunduğumuz nişanda pamukbalığı dedikleri bir canavar olduğunu işitmiştik.— Sait Faik Abasıyanık, 1936, “Stelyanos Hrisopulos Gemisi”, Varlık, 61. sayı
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]nişan almak, nişanı atmak, [nişanını atmak]], [nişanı bozmak]], nişan koymak, nişan takmak, nişan yapmak
Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]nişan halkası, nişan taşı, nişan yüzüğü, ağız nişanı, devlet nişanı
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "nişan" maddesi
Tatarca
[düzenle]Ad
[düzenle]nişan